Niall is my everything. I'm in love with him. I'm gonna marry Niall. He is just mine ♥ † ღ

her şey tamda istemediğim gibi

30. Eylül 2014

(Kaynak: marjinalmen, yabisesqes gönderdi)

Bütün hafta boyunca Harry ile aramda neler olduğunu düşündüm. It was one of those things where too many emotions were involved to just push it on the back burner. Maybe I was lying to myself, believing that I’d be easier to pretend he’d never existed. It wasn’t easy… more like impossible and I hated it. Günlerden cumaydı ve sanki diğer tüm günlerden daha uzun bir gün geçirmişim gibi hissediyordum. Scott’a yemek yapmıştım ve yaklaşık bir veya iki saat önce yemek yemiştik. Son zamanlarda zihnim çok meşguldü. So I thought I’d channel that into a little unpacking for the weekend. Aynada kendime baktım, parmaklarımı dolaşmış saçlarımın arasından geçirdim. Scott sessizce odadan içeri girdi. I’d got use to his silent appearances any time I spent to long alone. I’d just walked from the shower and hadn’t gotten around to fully clothing. İç çamaşırlarımla orada dururken onun yansımasını izledim. His presence drew closer, he stayed quiet as if to study me. Elleri usulca belimde geziniyor, dantel iç çamaşırımın kenarlarıyla oynuyordu The fingers owned by his left hand moved up to brush the length of my hair back from my shoulders. Dokunuşu sıcak ve tanıdıktı fakat yarattığı etki biraz değişmişti sanki. He turned me around, rubbing the edge of my jaw line in comfort.

”iyisin değil mi bebeğim?…Sanki bir şeyler yanlış gidiyor gibi”